8 Eylül 2016 Perşembe

KURUFASULYE UNLU HÖŞMERİM - KURUFASULYE UNU DENEYİMİM

KURU FASULYE UNLU HÖŞMERİM
Çocuklara Bakliyat Yedirmenin En Kolay Yolu: 

Kenton Önpişirilmiş Bakliyat Unları 

Kuru fasulye, her şeyden önce Türk mutfağının olmazsa olmaz yemeklerinden biridir. Özellikle de sağlık için ve de zinde bir yaşam adına en doğru seçimin lifli gıdalar olduğu yeğleyen uzmanlar, yıllardır kuru bakliyatların faydaları hakkında bilgiler sunmuşlardır. Bilhassa bu bakliyatlardan biri olan kuru fasulye tam anlamıyla protein deposudur. Türk diyetisyenleri mutlaka haftada bir kere bakliyat yenmesini önerirken Amerikalı diyetisyenlerden, Türk diyetisyenlere bu konu hakkında destek gelmiş ve bakliyatın vücut için önemli olduğunu bildirmişlerdir.

Kuru fasulyenin hem yemeği hem de unu sağlık açısından oldukça önemlidir. Özellikle unu vücut güzelliği adına kullanılmaktadır ve cilt rengini açan önemli maskelerin içerisinde yer alır. Yemeği ise davet sofralarının vazgeçilmezleri arasındadır ve güzel yapıldığı sürece herkesten beğeni alır. Hem unundan hem de yemeğinden faydalanması gereken önemli bakliyat çeşitlerinden bir tanesidir. 

Çocukların sağlıklı bir beden ve zihne sahip olmalarında, gelişip büyümelerinde, okul başarılarında vitamin ve mineral açısından zengin ve dengeli besinler tüketmelerinin rolü büyük… Ancak ebeveynler olarak çoğumuz çocuklarımızın hayvansal ve bitkisel tüm gıdalardan eşit, yani dengeli beslenmesini sağlamakta zorlanıyoruz. Anneler olarak sürekli çocuklarımızın iştahsızlığından şikâyet ediyoruz, çünkü bu döngü içerisinde sağlıksız beslenen çocukların kan değerlerinin düşmesi onların daha da iştahsız hale gelmesine sebep olabiliyor.
Dengeli beslenme deyince listemizde meyve, sebze, et gibi besinlerin yanında bakliyatlar da ön planda yer alıyor. Çünkü bakliyatlar zengin bitkisel lif ve protein kaynakları, ayrıca demir, çinko, kalsiyum ve magnezyum açısında da zengin oldukları bilinmektedir. Bu zengin içerikleri sayesinde günümüzün üç önemli sağlık problemi olan obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıklarından korunma açısından da önemli besinlerdir. Yapılarında gluten içermemeleri de özellikle gluten hassasiyeti olanlar için çok iyi bir seçenek olmalarını sağlamaktadır.

Bakliyatların bütün bu bilinen özelliklerine rağmen; çalışan kadın sayısının artması, yoğun çalışma temposu hepimizi hızlı ve pratik yiyeceklere yönlendirmektedir. Geleneksel lezzetlerimiz olan nohut, fasulye gibi bakliyatları pişirmek için vakit kalmamakta veya pişirsek de çocuklar ve gençler tarafından tüketimi çok tercih edilmemektedir. Sonuç olarak; yeni nesil fast food tüketen, obezite ve diyabete yatkın bir nesil olarak gelişmektedir. Peki ya yüksek protein ve lif içerikli bakliyatları sofralarımızın başköşesine nasıl yerleştirebilir, çocuklarımızın favori yemeklerine nasıl adapte edebiliriz?

Kenton bu sorunun cevabını Önpişirilmiş Bakliyat Unları serisi ile veriyor. Geleneksel fasulye piyazımız, nohut yemeğimiz ve mercimek çorbamız çok lezzetli ama biraz daha farklı tariflerle tüketimi arttırmak ve toplumun geneline yaymak önem taşıyor. Bu seride yer alan Kenton Ön pişirilmiş Nohut Unu , Kenton Ön Pişirilmiş Kuru Fasülye Unu ve Kenton Ön pişirilmiş Sarı Mercimek Unu kaynatma ve ezme işlemi gerektirmeden tüm çorbalara, omletlere, soslara, köftelere, unlu mamüller ve tatlılara lezzet ve besleyicilik katmak için kullanılabiliyor.

Böylece bakliyatı direk tüketmek yerine yemeklerimizdeki bakliyat oranını arttırarak dengeli beslenmeyi kolaylaştırıyor.
Kenton Ön pişirilmiş Bakliyat Unları İç Anadolu Bölgesi’nde yetişen Gökçe Nohutu’nun, İç Anadolu Bölgesi’nde yetişen Dermason Fasülye’nin, Ege Bölgesi’nde yetişen yerli Sarı Mercimeğin tüm besin öğeleri korunarak haşlama, kurutma ve öğütme aşamalarından geçirilerek üretilmektedir. Pişmiş olduğundan hiçbir pişirme işleminden geçirilmeden direk olarak tüketilebilmekte, örneğin yoğurda katılıp sağlıklı bir öğün haline getirilebilmektedir.
Kenton Bakliyat Unları sayesinde;
Birçok unlu mamülde (kek, ekmek, tatlı vb.) un yerine bir miktar kullanılabiliyor, böylece beyaz un kullanım miktarı azalıp, besleyicilik ve lezzet sağlanabiliyor,

Çorba tüketebilecek aya gelmiş bebeklerin (6 ay üzeri) çorbalarına direk katılarak erken dönemde bakliyatın faydalarından yararlanması sağlanabiliyor,

Beyaz un yerine çorbalar koyulaştırmak için kullanılabiliyor, böylece yemeğe kalori yerine besin değeri katılabiliyor,
Köfte, omlet, mücver gibi herkesin mutfağında pişen tüm yemeklere katılabiliyor,

Özellikle çocuklarımız için önemli olan bakliyatları her zaman ihtiyacları kadar yediremeyebiliyoruz. Bu nedenle ben bu unları çok sevdim çorbalara keklere özellikle çocukların çok sevdiği pizza ve poğaçalar inanılmaz güzel ve pratikçe bakliyat edirmenin kısa yolu:)
Ben de Kuru Fasulye ununu ilk olarak  Höşmerim de  denedim. Her zaman ki gibi çok lezzetli bir höşmerim oldu. Tadında hiç fark yok, çocuklar bayıla bayıla çok sevdikleri höşmerimi yerken  hem de bakliyat yemiş oldular.
Bu ürünlerle denemelerim devam edecek Mercimek Unu ve Nohut ununu da çok merak ediyorum.

HÖŞMERİM

MALZEMELER
  • 400 gram kaymak
  • 2 yemek kaşığı tereyağı 
  • 2 su bardağı süt 
  • 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık 
  • 2 su bardağı kurufasulye unu
  • 1 su bardağı toz şeker
HAZIRLANIŞI 
  • Derin bir tencereye kaymak alınır. 
  • İçine tereyağı ilave ederek karıştırılır ve kaynatılır. 
  • Dolmalık fıstık eklenerek karıştırmaya devam edilir.
  • Kaymağın üzerine un ekleyerek koyu bir renk alana kadar kavrulur.
  • Ayrı bir tencerede süt kaynatılır.
  • 1 su bardağı toz şeker ilave edilir.
  • Kaynayan süt höşmerime eklenir.
  • Höşmerim karıştırılarak kavrulur. 
  • Sunum tabağına alınan höşmerim, üzeri isteğe göre  süslenerek servis edilir.
Çölyak hastaları için glutensiz un ile birlikte kullanılabilecek yeni bir un alternatifi oluşuyor,

Kenton, Bakliyat Unları katılarak hazırlanmış Revani, Helva, Pasta, Ekmek, Pizza gibi çok farklı ve lezzetli tarifleri www.mutfaktaonaguvenirim.com sayfasında tüketicilerle paylaşıyor.

Bakliyat Unları ile hazırlanmış tüm tarifler için; 

www.mutfaktaonaguvenirim.com

Kuru Fasulyenin ve Ununun Faydaları
  • İçerisinde bol miktarda lif bulunması nedeniyle kanda bulunan kötü kolesterolü düşürüyor. Ayrıca bu lifler kalın bağırsakta barınır ve kalsiyum başta olmak üzere önemli minerallerin emilimi fayda sağlar.
  • Kalp hastalığına ve hastalıklarına karşı koruyucudur. Ayrıca lifli bir gıda olduğu için de kalp krizini önlüyor.
  • Kuru fasulyenin içerisinde bulunan lifin kalori oranı sıfır olduğu için kişilere tokluk hissi veriyor. 
  • Bağırsakların çalışmasına iyi gelir ve şişkinlik hissi varsa giderir.
  • Potasyum bakımından da zengin bir besin olduğu için yüksek tansiyona karşı koruyucudur ve olası bir yüksek tansiyon hastalığı varda düşürmektedir.
  • Gebelik döneminde kuru fasulye tüketilmesi uzman tarafından tavsiye edilmektedir. Nedeni ise içerisinde demir vitamini ve folik asitin çok, çok olmasıdır.
  • Antioksidan bakımından zengin olduğu için kansere yakalanma riskini düşürür.
  • Meme kanseri ve kalınbağırsak kanserine karşı tam bir savaşçıdır.
  • İdrar tutukluluğuna iyi gelir. 
  • Şeker hastalığına karşı mücadeleci ve diyabeti kontrol altında tutmak için yardım sağlıyor. Bunu da kan şekerini dengede tutarak ve yavaş, yavaş artışa geçmesini sağlayarak yapıyor.
  • Kalp çarpıntısına ve karaciğer yetmezliğine iyi geldiği ispatlanmış bir durumdur.
  • Vücudun enerji ihtiyacını karşıladığı gibi zihin yorgunluklarını da giderir.
  • Vücut gelişimini destekler ve kemiklerin yapısını güçlendirir.
  • Böbrekler de eğer kum varsa dökmeye yardımcı olur ve böbrekleri kuvvetlendirir.
  • Sinirleri kuvvetlendirir.
  • Siyatik ve romatizmaya bağlı şikayetleri azaltır.
  • A, B9, C, B5 ve magnezyum mineralleri açısından zengindir. Bu nedenden ötürü gelişim çağında olan çocuklara kuru fasulye yedirmekte fayda vardır.
Takipte kalın,
Sevgilerimle...
Selcen ŞENOCAK

30 Temmuz 2016 Cumartesi

KARAKÖY POĞAÇASI


Haftasonu aileniz ile yapacağınız  kahvaltınıza mis gibi poğaçalar yapın. Ben bu haftasonu nobetçiyim ama  ev halkına karaköy poğaçalarını yapıp işe geldim. Yumuşacık,  Leziz mi ? leziz bir poğaça. Bir de pratik  ki hemen yapın derim :)
Malzemeler;
  • 1 su bardağı sıvıyağ ,
  • 1 su bardağı yoğurt,
  • 2 yemek kaşığı tereyağı,
  • 1 paket instant maya ,
  • 1 tatlı kaşığı tuz,
  • 2 yumurta (birinin sarısı üzeri için ayrılacak),
  • 2 çorba kaşığı şeker,
  • 1 su bardağı rendelenmiş yağlı peynir,
  • Yarım demet maydanoz,
  • 5 su bardağı un.
    Üzeri için;
  • Yumurta sarısı , susam
    Bu poğaça çok kolayıma gidiyor diğer karaköy poğaça tariflerine göre daha az zamanımı alıyor.
Yapılışı  ;
  • Peynir ve maydanoz dahil bütün malzemeleri karıştırıp yumuşacık bir hamur hazırlıyoruz.
  • Hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar alarak , yuvarlanıp tepsiye sıralıyoruz.
  • 10 - 15 dakika tepside mayalanması için dinlenmeye bırakıyoruz.
  • Ve üzerine yumurta sarısını sürüp susamına serperek hoooop fırına
  • 200 derecede 20 dakikada nefis bir şekilde pişiyor.
    Afiyet olsun...
Mutlu hafta sonları ,  Sevgiyle kalın...
Selcen ŞENOCAK
Facebook : El Emeği Göz Nuru Selcen
İnstagram : selcensenocak
Google +  : selcenşenocak

24 Temmuz 2016 Pazar

SİMİT


Pazar kahvaltılarımızın vazgeçilmezidir Simit.
Sofranızdan sevdikleriniz ve ağzınızın tadi eksik olmasın. 
Buyrun tarife,

Malzemeler;
  • 2 su bardağı ılık su
  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 yumurta ( birinin beyazı üzeri için)
  • 2 yemek kaşığı kuru maya
  • 1 çağ bardağı şeker
  • 1 yemek kaşığı tuz
Yapılışı;
  • 2 su bardağı ılık suya şeker ve maya karıştırılıp 5 dak. bekletilir.
  • Bütün malzemeler karıştırılarak yumuşak bir hamur hazırlanır.
  • Mayalanmasını beklemeden şekil verilerek önce yumurtanın beyazına sonra susama batırıp tepsiye sıralanır .
  • 10 - 15 dakika mayalanması beklenir.
  • Önceden ısıtılmış 200 derece fırında pişirilir.


Huzurlu, Mutlu Pazarlar ...
Selcen ŞENOCAK
Facebook : El Emeği Göz Nuru Selcen
İnstagram : selcensenocak
Google +  : selcenşenocak

16 Temmuz 2016 Cumartesi

FINDIKLI KURABİYE


 5 çayınıza nefis bir Fındıklı kurabiye yapabilirsiniz, hele birde benim gibi yardımcınız minik şef varsa çokkk lezzetli bir kurabiye ortaya çıkıyor. Tarife buyrun...
Malzemeler;
125 gr tereyağ
1 Çay bardağı sıvı yağ
2 yumurta (1 yumurtanın beyazı uzerine)...
1 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı nişasta
1/2 paket vanilya
1/2 paket kabartma tozu
2,5 - 3 şu bardağı un
Üzeri için ; 

  • fındık kırığı,
  • yumurta beyazı
Yapılışı;
  • Tüm malzemeler karıştırılarak yumuşak bir hamur elde edilir
  • Yuvarlak şekil verilerek önce yumurta beyazına sonra fındığa batırarak tepsiye sıralanır.
  • 180 derecede 20 dakika pişirilir.
Afiyet olsun,
Sevgiyle Hoşçakalın...
Selcen ŞENOCAK
Facebook : El Emeği Göz Nuru Selcen
İnstagram : selcensenocak
Google +  : selcenşenocak
Selcen ŞENOCAK


4 Haziran 2016 Cumartesi

ZEYTİNYAĞI VE DOĞRU BİLDİĞİMIZ YANLIŞLAR 😊😊


Zeytinyağı tadım analizi nasıl yapılır!
Zeytinyağı hakkında doğru bildiğimiz yanlışlar neler!
Sağlıklı zeytinyağı nasıl olmalı!

Blogger arkadaşlarım ile Alsancak Beyond Hotel de Serdar Öçten Ünsal beyden dolu dolu harika bir eğitim programı geçirdik

Myndos Organik Sponsorluğundaki zeytinyağı analizi eğitimimizde neler öğrendik neler!

Öncelikle Serdar bey o kadar ayrıntılı bilgi verdi ki inanın  dolu dolu bir eğitim oldu, sanırım tüm anlatılanları yazmak için sayfalar yetmez. Ben o yüzden sadece iyi ve doğru bir zeytin yağını tadarak nasıl anlarız ondan bahsedeceğim sizlere. Sizler daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz  Serdar Öçten Ünsal beyin sitesi olan http://hangizeytinyagi.com'u ziyaret edebilirsiniz!

Eğitimin ilk bölümünde :
Doğru Zeytinyağına ulaşmak :
  • Naturel Sızma Zeytinyağını kokladığınızda çimen, salatalık, çağla badem, yeşil elma, yeşil domates, muz ve bunun gibi yeşil bitkilerin kokusunu alıyorsanız,
  • Sızma zeytinyağından bir yudum ağzınıza alıp dilinizin ve damağımız üzerinde gezdirdiğinizde bir burukluk, badem veya olmamış yeşil zeytin veya elma çekirdeği acılığı dilinizin yan bölgelerinde hissediliyor ise
  • Boğazınız da karabiber acılığı gibi bir yanma oluyor ve bu yakıcılık yemek borusuna doğru inmiyor ise doğru sızma zeytinyağına ulaşmışsınız demektir..


Zeytinyağı alırken dikkat edeceğimiz hususlar :
  •  Aldığınız ürünü açtığınız zaman çok kötü ve ağır bir koku sizi rahatsız ediyor ise ,
  • Bir yudum aldığınızda çok tatlı geliyor veya acılık gelmiyorsa , ( alacağınız acılık yeşil zeytini dalından koparıp yediğinizde oluşan bir acılıktır)
  • Boğazınızdan aşağı yemek borunuza doğru bir yanma hissediyorsanız ve yemeklerden sonra mide yanması oluyor ise aldığınız ürün sızma zeytinyağı olmayabilir.
  • Naturel Sızma Zeytinyağı demek ; Zeytin meyvesinden elde edilen yağın kimyasal ve duyusal değerlerinin gıda kodeksi kriterlerine uyması demektir.Yoksa işleme şekli ,taş kırıcı veya değirmen ,çuvaldan sızması ,preslerden süzülmesi natürel sızma zeytinyağı olduğunu belirlemez.
  • Zeytinyağının rengine bakılarak,buzdolabına konulduğunda donması veya donmaması şeklinde yorum yapılarak da kalitesi anlaşılamaz.
  • Aldığınız Natürel Sızma Zeytinyağı kimyasal ve duyusal analizlerden geçmiş ve sizin damak zevkinize uyuyor ise size göre en iyi zeytinyağını bulmuş olabilirsiniz.
  • Satın alacağımız ürün mutlaka koyu renkli cam şişede olmalıdır. Şefaf cam şişeler, özellikle pet şişeli ambalajlı ürünlerden uzak durmalıyız.

  • Satın aldığınız ürün karanlık ,serin ve rutubetsiz bir ortamda saklayın.
  • Sızma zeytinyağı +4 C derecenin altında donabilir, farklı çeşıtlere ait sızma zeytinyağı fenolik bileşenlerden dolayı daha geç donabilir ,sızma zeytinyağının donması saflık kriteri olarak kabul edilmez.
  • Satın alacağımız ürünün etiketini okumadan almayınız,sızma zeytinyağının üretim yada hasat yılı ,dolum tarihi ,son kullanma tarihi ,coğrafi işareti ,elde edildiği zeytin çeşidini ve bölgesini etiket üzerinde arayınız.
  • Sızma zeytinyağı taze tüketilmelidir, bekledikçe bozulur ,nefaseti ve sağlığa yararlı fenolik bileşenleri bozulur.Her sezon yeni sızma yağı alınız. Çeşitlere göre sızma zeytinyağı çok özel saklama koşullarında bile ilk günkü özelliklerini yitirebilir.
  • Satın alacağımız ürünün rengine bakıp karar vermeyiniz,yağın rengi kaliteyi belirlemediģi gibi ,yağda çözülebilen klorofil eklenmiş veya gıda boyası kullanılan yağlar sizi yanıltabilir.
  • Satın aldığınız ürünleri ayırın, salatalarınıza ,yemeklerinizde tatlı ve böreklerinizde farklı bölgelere ait sızma zeytinyağı tüketebilirsiniz. Özellikle sızma zeytinyağını çiğ olarak tüketmelisiniz.
  • Salata ,kek ,börek ve mezelerinizde Kuzey Ege sızma zeytinyağını tercih ederken, hafif zeytinyağlı yemeklerinizde Güney Ege ,Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi yağları tüketebilirsiniz.
  • Kızartmalarınızda sızma zeytinyağını rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kullandığınız zeytinyağının evdeki ocak ısılarında yanması mümkün değildir. Çokça çıkan duman sizi korkutmasın zeytinyağının içerisindeki su buharlaşıyordur..:)
  • Yemekleri pişirmeye başlarken bir kaşık zeytinyağı ile başlayın ,pişen yemeği ocaktan aldıktan sonra ılınmaya bırakın ve yemek ılındıktan sonra kalan miktar sızma zeytinyağını dökün.  Eğer yemeğinizi hemen servis etmeyip dolapta bekletip tekrar ısıtacaksanız zeytinyağını sofrada yemeğin üzerine gezdirin. .Özellikle yaprak sarma ve dolmalarda bu yöntemi tercih ettiğinizde yemeklerinizde çok daha leziz olacaktır.
  • Satın alacağınız ürün market raflarında direk güneş ışığı görüyorsa tercih etmeyin,güneş ışığı gören sızma zeytinyağları çok çabuk oksidasyona uğrayarak bozulur ve kötü kokar.
  • Satın alacağınız ürün ambalajının kapağının  mutlaka contalı ve vidalı olmasına dikkat edin ,mantar kapaklı ambalajları almayınız.Mantar kapaklı şişeler hava alır ve içersine hava (oksijen) giren sızma zeytinyağı oksidasyona uğrayarak bozulur.Satın alacağınız ürün etiketi ve ambalajını kontrol ediniz ,delinmiş ve sızdırmış ambalajlı ürünleri satın almayın.

  • Satın alacağınız ürünün ambalajını tüketim miktarınıza göre belirleyebilirsiniz, şayet çok kısa sürede tüketmeyecekseniz küçük ambalajları (250 ml ,500 ml 750 ml yada 1000 ml gibi ) olanları tercih etmelisiniz ,büyük ambalajları kullanırken rahat akması için tenekelere ikinci bir hava deliği açmayınız . Eğer imkan var ise evinizde bulunduracağınız beş adet 1 lt .koyu renkli cam ambalajlara bölerek kullanabilirsiniz.
  • Son yıllarda filtre edilmemiş sızma zeytinyağlarının şişelere konulduğu görülmektedir ,filtre edilmeyen içerisinde zeytin partikülleri bulunan sızma zeytinyağı daha çabuk bozulur ,uzun süre dayanmaz , bu partiküller içerisinde zeytin meyvesinin eti, karasu ve çekirdek kalıntıları bulunmaktadır .Kalıntılar içerisinde bulunan karasuda oksijen vardır ve oksijen yanmış hava ,karışım içerisinde fermantasyon süreci başlatarak sızma zeytinyağının kötü kokular yaymasına sebep olarak sızma özelliğini kaybetmesine neden olur.
  • Sızma Zeytinyağına Zarar Veren Unsurlar Nelerdir :
    • Işık
    • Hava
    • Sıcaklık
    • Nem
    Zeytinyağlarını saklarken tüm bu unsurlara dikkat etmeliyiz.. Zeytinyağlarımızı yol kenarlarından, pazardaki amca ve teyzelerden 🙂 almamalıyız, plastik bidonlarda, pet şişelerde satılan tüm zeytinyağlarından uzak durmalıyız.  Nereden, nasıl ve hangi şartlarda üretildiğini bilmediğiniz zeytinyağlarını alırsanız şikayet etme anında karşınızda muhatap bulamıyabilirsiniz. Sağlık deposu zeytinyağı bu koşullarda sağlığımızı bile bozabilir.

  • Natürel Zeytinyağının Duyusal Analizi
    Eğitimin ikinci bölümünde 8 adet zeytinyağını ayrı ayrı teste tabii tuttuk. Çok keyifliydi, avucumuzda ısıttığımız zeytinyağlarını önce koklayarak, sonrasında yudumlayıp ağzımızda, damağımızda bıraktığı tadı önümüzdeki forma işaretledik.  Çok farklı kokular aldığımız zeytinyağlarının hiçte öyle olmadığını öğrendik. 🙂 Yazımın başında dediğim gibi doğru bildiğimiz tüm yanlışlar ortaya çıktı bu eğitimde.

    • Yağ yeşil zeytinden elde edilmiş ise aroma yani duyulan koku  yeşil meyveyi anımsatır.
    • Acılık: Yeşil zeytinden veya renk dönümü aşamasındaki zeytinlerden üretilmiş yağın karakteristik (belirgin, keskin) ilk tadıdır. Dil üstünde ve yanlarda Oleropein yoğunsa dilinizde acılık oluşturacak. Bu acılık biber acılığı değil , bitter çikolata ,elma çekirdeği gibi bir acılık.
    •  Yakıcılık  : Yağın duyu karakteristiği olan sızlama (yakma hissi), çoğunlukla mevsimin başlangıcında hala yeşil olan zeytinlerden üretilen yağlarda hissedilir. Bu his, ağız boyunca algılanabilir, özellikle boğazda hissedilir.  Oleokontor ne kadar çok ise o kadar boğazınız yanacaktır . Karabiber yemiş gibi ,boğazımıza bir şey batarmış gibi.
    • Negatif Özellikler ise Kokmuş- Tortu, Küflü – Rutubetli, Şarabımsı-Sirkemsi, Metalik, Plastik, Isıtılmış-Yakılmış, Çürük-Okside, Samansı-Odunsu, Kaba-Ham tat, Makine Yağı- Salamura, Hasırımsı, Topraksı ve Kurtlu...
    • Biz ilk tadımda doğruya ulaşamasak da, en son tadımda aşağı yukarı tüm katılanlar doğru kokuyu ve tadı aldık..  
Aklım da kalan ayrıntılar bunlar ve umarım sizlere bu konuda faydam dokunur, çünkü gerçekten çok önemli bir konu. O kadar doğru bildiğim yanlışlar varmış ki, artık bu konuda Serdar bey sayesinde çok bilinçlendim.

Beyond Hotel de geçen eğitim günümüz de öğlen yemeğimizi de orada yedik ve her şey çok güzeldi,
çok teşekkür ederiz...









Vee Eğitimimizi belgelerimizi alarak sonlandırdık. Biz  Bloggerlara bu güzel eğitimi sağlayan Myndos Organik Sponsorluğunda Serdar Öçten Ünsal Beye, Eğitime katılımımızı organize eden canım arkadaşım Lezzet Dansı  Sibel Duran’a ve  ev sahipliği için Beyond Hotele çok çok teşekkür ederim...

31 Mayıs 2016 Salı

Hazır Çorba Yapmanız İçin 4 Neden

Hazır Çorba Yapmanız İçin 4 Neden
Hazır çorbaları her mutfağın vazgeçilmezlerinden kılan öncelikli neden, pratiklik olsa da hazır çorba tercih etmenin daha başka avantajları da var. Garantili lezzet sunan hazır çorbalar elinizin altındaysa mutfakta rahat edersiniz.
 Yemek saati yaklaşırken çok fazla zahmete katlanmadan, aileniz veya misafirleriniz için lezzetli ve doyurucu bir çorba hazırlamak istiyorsanız hazır çorbalar, en büyük yardımcınız olacaktır. İşte her mutfakta  mutlaka bulunması gereken hazır çorbaların size sağlayacağı dört önemli avantaj:
Zaman Kazandırır
Hazır çorba yapmak, klasik yöntemler ile çorba yapmaya kıyasla daha az zamanınızı alır ve dolayısıyla diğer hazırlıklarınıza ya da yapmayı düşündüğünüz başka yemeklere daha fazla vakit ayırmanıza olanak sağlar. Özellikle işten geldikten sonra yemek yapacaklar, öğrenciler ya da yemek saatinin gelmesine az bir süre kala çorba yapmaya karar verenler için hazır çorbalar, hayat kurtarıcı olabilir.
Hesaplıdır
Maliyet; yemek ve malzeme seçimleri söz konusu olduğunda oldukça önemli bir kriterdir. Bazı yemekleri tat ve kaliteden ödün vermeden daha uygun fiyatlara yapabilmenizi sağlayan seçenekler, uzun vadede bütçenize katkı sağlayacaktır. Hazır çorba fiyatları, hem lezzetli hem de hesaplı bir seçenek arayanlar için son derece uygun olur. Hazır çorbalar ile farklı malzemeler için teker teker harcama yapmanıza gerek kalmadan, ideal çorba için tam olarak ne gerekiyorsa sadece onu almış ve tasarruf yapmış olursunuz. Ayrıca, malzeme israfını da önlersiniz.
Tadı Tam Ayarında Olur
Daha önce en azından bir kere çorba yapmayı denemiş olan herkesin de bildiği gibi, bir çorbayı yaparken malzemelerin ölçüsünü doğru tutturmak ve ideal tadı yakalamak, her zaman çok kolay olmayabilir. Hazır çorbaların en büyük avantajlarından bir tanesi de malzemelerin tam da ideal ölçüde karıştırılmış olmasıdır. Bu sayede çorba yaparken malzemelerin ayarını tutturup tutturamadığınıza dair endişelenmenize gerek kalmaz ve her çorba yapışınızda aynı tadı yakalayabilirsiniz.
Size Daha Çok Seçenek Sunar
Özellikle çalışanlar ve mutfakta fazla vakit geçirme imkanı olmayan diğer yoğun tempolu hayat süren kişilerin repertuvarında, doğal olarak, çok fazla çorba çeşidi bulunmayabilir. Aynı tatlar da bir süre sonra sıkıcı bir hâl alabilir. Eğer siz de canınız her istediğinde daha önce yapmayı denemediğiniz bir çorba çeşidini gayet lezzetli bir şekilde pişirmek istiyorsanız hazır çorbalar, önünüzdeki en mantıklı seçeneklerdir. Farklı hazır çorba çeşitleri ile kendiniz ya da konuklarınız için dilediğiniz an, dilediğiniz çorbayı kolayca hazırlayabilirsiniz.
Damak tadına düşkün olanların tercihi Knorr'un sizlere sunduğu son derece lezzetli ve bir o kadar da pratik çok sayıda hazır çorba çeşidine ulaşmak için http://www.herkessofraya.com/tarifler adresini ziyaret edebilirsiniz.

19 Nisan 2016 Salı

ALİN 'S CAFE & RESTAURANT TADIM ETKİNLİGİ


Alin's Cafe & Restaurant 2006 yılında kurulmuş %100 yerli sermayeli bir Türk işletmesidir. İzmir'de, kapılarını ilk açtığı günden bu yana, yönetim olarak arzumuz, markamızı ülke çapında tanınan ve şubeleşen bir marka haline getirmek olmuştur. Bugün, bu amaç için mücadele eden ekibi, kararlı ve ses getiren büyümeminin haklı gururunu yaşamaktadır.

Alin's Cafe & Restaurant işletmeleri, Türk ve Dünya mutfaklarının seçkin lezzetlerini, kendi tarzı ve özgün sunumlarıyla misafirleri ile buluşturan, yeme-içme sektörünün en geniş menülerinden birine sahip, özgün mimari ve dekorasyonu ile huzur ve keyifle vakit geçirilebilecek, kaliteli hizmet ve uygun fiyat politikasıyla geniş kitlelere hitap eden özel işletmelerdir.

Şu anda İzmir ve Muğla illerinde toplam 8 adet şubeye ulaşan markamızın hedef bölgeleri arasında İzmir, Denizli, Manisa, Bursa, Eskişehir gibi Ege ve yakın bölgeler yer almakla birlikte; Master Franchising modeli ile de Ankara, İstanbul, Kayseri, Gaziantep ve Trabzon'a kadar uzanan hatta şubeleşilmesi de hedeflenmektedir.


Alin's Cafe Bornova ise Bornova 'nın Merkezinde Tarihi bir mekanda 5 Temmuz 2014 yılında kapılarını hizmete açmış, 1200 m2 'lik  bu mekan çok güzel meyve ağaçlarına sahip ve tarihi bir köşke sahip.
Alin's Bornova ve Alin's Mavi bahçe sahiplerinden Murat bey, Köşkü tarihi ve doğal yapısını bozmamaya özen göstererek restore etmişler. Köşkün içerisinde bulunan Şömine hala yapıldığı yıldan beri kış aylarında yakılıp salonları ısıtmakta. Camlar , tahta panjurlar ve yerlerdeki mozaik taşlar ilk günkü özelliği ile korunmakta,

Mekanda cafe , restourant, bahçe ve bar hepsi bir arada. Köşkün içerisinde bulunan salonlarda (odalarda) ise toplantılar, doğum günleri, nişan, nikah gibi organizasyonlarınızı da rahatça yapabilirsiniz. Bir de bahçesi var ki tam benlik ve benim gibi çocuklu anneler için süper. Siz rahatça sohbetinizi yapıp, yemeğinizi yerken çocuklarınız güven içerisinde bahçesinde  oynayabilirler.


Bornova Alin's Cafe Mekanının genişliği, bölüm bölüm olması ve çalışma saatleri ile  her yaş kesimine hitap ediyor. Arkadaşlarınızla ve aileniz ile nefis bir Sabah kahvaltısı , İş stresinden nefes almaya değecek bir Öğlen yemeği , İkindi çayı, Akşam yemeği , Uzun yaz geceleri arkadaşlarla buluşma gibi günün her saatinde gidebileceğiniz bir mekan. Çalışma saatleri ise 09:00 - 01:00 arası.

Biz blogger arkadaşlarım ile Murat Beyin daveti ile 18 Nisan Pazartesi akşamı çok keyif dolu bir akşam yemeği yedik. Benim tercihim Beğendili Cız Bız Köfte çok nefisti. Etin ve beğendinin lezzeti gayet yerindeydi. Dayanamayıp arkadaşlarımdan tattığım Sarhoş Tavuk , Kinoalı Izgara somun da bir harikaydı.
BEĞENDİLİ CIZ BIZ KÖFTE
KİNOA YATAĞINDA IZGARA SOMON 

SARHOŞ TAVUK
ALİN'S BEĞENDİLİ LOKUM
Üzerine tatlı olarak ne yemek istediğimize karar vermekte zorlandığımız için hepsini ortaya isteyip keyfimizce yedik. Tatlılarımız Sufle , Tiramisu ve Dondurmalı Pankek 'di. Favorim izmirin sıcak yaz akşamlarına uygun Dondurmalı Pankek oldu, serin serin çok nefis geldi. Tiramisu ve Sufle 'ninde hakkını yiyemem onlarda bir harikaydı ve benim için en önemlisi de kendi mutfaklarında taze taze yapılıyor olması ve dondurulmuş hazır ürünler kullanmamalarıydı.
PANKEK PASSİON
TİRAMİSU
SUFLE
Alin's cafenin çok övgü alan bir  de kahvaltısı varmış. Aklımın bir köşesine yazdım uygun zamanda gidip o mis gibi meyve ağaçlarının altında kahvaltı yapıp sizlerle paylaşacağım.

Bu arada  sizlerle henüz yeni duyulacak bir bilgiyi paylaşıyorum kısa bir zaman sonra  Alin's Cafe 'nin bir çocuğu doğuyor. Zihni Sinir projelerini bilirsiniz :) İşte yep yeni projelerle nefis tatlarla Zihni Sinir geliyor. Benden duymuş olun ve takipte kalın...
Alin's Cafe'ye gitmeden rezervasyon yaptırmak isterseniz, 0232 700 02 00 numaraları Alin's Müşteri Hizmetleri Hattı'nı arayabilirsiniz.

Adres:
Erzene Mah. 83. Sok No: 4 Bornova

Telefon:
0232 700 02 00

Çalışma Saatleri:
08:00- 24:00
İnstagram Alin's ve Facebook Alin's adreslerini tıklayıp yeniliklerini takip edebilirsiniz.

Bu güzel davet ve misafirperverlikleri için Murat bey ve Özgür beye çok çok teşekkür ediyoruz.

Sevgiyle , Hoşçakalın...

Selcen ŞENOCAK
Facebook : El Emeği Göz Nuru Selcen
İnstagram : selcensenocak
Google +  : selcenşenocak

16 Nisan 2016 Cumartesi

ÇOBAN KUZU ÇEVİRME

Çoban Kuzu Çevirme Güzel İzmir'imin tam kalbinde Pasaportta mis gibi deniz havasıyla akşam yemeğinizi yiyeceğiniz bir mekan.
Biz blog yazarı arkadaşlarım ile Sevgili arkadaşım Lezzet Dansı Blogunun sahibi Sibel'ciğimin organizasyonu ve Kerim Beyin daveti ile bu enfes Kuzu Çevirmeyi tatmak için mekandaydık.  Çok lezzetli ve nefis bir gece geçirdik.
Çoban Kuzu Çevirme , Kuzu eti severlerin tam ağzına layık. Yumuşacık lokum gibi pişmiş ve her ne kadar kuzu eti yağlı olur denilsede ben yağlı değildi demek istiyorum. Çünkü  yavaş yavaş pişirilmesinden kendi yağının etrafında dönerek pişerken altında duran ve eriyen fazla yağların aktığı bir tepsi bulunmakta...
Çoban Kuzu Çevirmede kuzular Balıkesir'den geliyor. Kuzular kıvırcık kuyruksuz ve 14 - 15 kiloluk olanları seçiliyor. Kars Kağızmandan gelen özel tuz ile marina edilerek Meşe odunu ateşinde 5 saat pişiriliyor. Veee masaya  damaklarınızı şenlendirmeye özel bakır kaplarda geliyor, altında bulunan ateşi ile...
Bu şık sunum sayesinde yemeğinizi sonuna kadar sıcacık ve o etin çıtır çıtır sesini duya duya yiyorsunuz. hele birde o odun ateşinde pişmiş ekmekleri var ki koparın bir parça kuzu etinizi bandıra bandıra yiyin nefissssss...

Hani bazıları için kuzu eti kokarya işte bende biraz onlardanım sebze yemeklerinin içinde çok yiyemem. İşte bu çevirme tam yemelik  ne kokusu :)

Sevdikleriniz ile birlikte kuzu çevirme yemek için piknik yerleri bağ bahçe arayıp ve kendimiz yapıcaz diye hiç uğraşmayın. Şehrin tam göbeğinde Deniz havasıyla mis gibi sohbetlerinizi yaparak yemeğinizi yiyebileceğiniz nezih bir mekan.

Yemeğin üzerine de bir tatlıları var ki ; nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum Künefe, Fıstıklı sarma, Kaymaklı bir lezzet Hepsi karışık nefissss. Fıstıklı ve özel peynirli bir sarma ama yine bakır kapta odun ateşinde pişirilmiş sıcak sıcak servis ediliyor. Arkadaşlarım yanında dondurmada olsa daha iyi olacağını söylediler ama ben  damağımda kalan o lezzetin dondurma ile azaltılmamasından yanayım. Gayettt mükemmeldi...

Ben bu kadar anlattım ama bence siz bi tadın anlattıklarıma katılacaksınız. Bu arada menülerinde gördüm Bıldırcın Kebabıda var bıldırcın seven ve hatta hamile iken canı isteyen arkadaşlarım var onlar için yazıyorum :) aklınızın bir köşesinde olsun Çoban Kuzu Çevirme.

Fiyatlarını sorarsanız bence uygun fiyatlara hiç katkısız et yiyorsunuz. Eti Gram ile veriyorlar. Bir bayan yaklaşık 150 - 200 gr ile doyuyor. Yanında nefis ciğerli pilavı , kaşık salatası , yeşillikleri ve odun ateşinde pişen ekmekleri ile fiyatı 28 - 30 lira. Dediğim gibi etin gramına göre fiyat değişiyor.
Bu güzel organizasyon için Sevgili arkadaşım Sibel'e ve Davetleri için Kerim beye çok teşekkür ederim.
Lezzetli , Sağlıklı, Mutlu günlerde görüşmek dileğiyle ,
Sevgiyle Kalın...
Selcen ŞENOCAK